PES, Fransa seçimlerinin aktif boykotu üzerine Paris’te toplantı düzenledi

Muhabirlerimizden
6 Mayıs 2017

1 Mayıs’ta, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Fransa şubesi Sosyalist Eşitlik Partisi (Parti de l'égalité socialiste – PES), Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik aktif boykot çağrısını açıklamak için, geçtiğimiz yıl kurulmasından bu yana ilk açık toplantısını Paris’te düzenledi. Konuşmacılar, PES’in ulusal sekreteri Alex Lantier ile DEUK’un Almanya şubesi Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (Sozialistische Gleichheitspartei – SGP) önderlerinden Johannes Stern idi.

Toplantıya, Tamilli göçmen işçilerden ve Paris’teki gençlerden oluşan geniş bir delegasyonunun yanı sıra, onu Dünya Sosyalist Web Sitesi’nden ya da başkentteki 1 Mayıs mitinginde PES kampanyacılarıyla karşılaşarak öğrenmiş olanların dahil olduğu 60’tan fazla kişi katıldı. Toplantıya, Marsilya’dan, Amiens’ten, Alsace’tan, Brittany’den ve Burgundy’den SEP temsilcileri ve destekleyicileri geldi.

Lantier, aktif boykotun siyasi önemini ve PES’in, iktidardaki Sosyalist Parti (PS) tarafından desteklenen banker Emmanuel Macron’un neo-faşist aday Marine Le Pen’e kıyasla “kötünün iyisi” olarak desteklenmesi gerektiği iddiasını neden reddettiğini açıkladı.

Macron, Washington’ın ve Berlin’in müttefikidir, onların Suriye’ye, Kuzey Kore’ye ve nükleer silahlı Rusya’ya karşı savaş yönelimini desteklemekte ve zorunlu askerliği geri getirmeyi taahhüt etmektedir. Lantier, Macron’un, Cumhurbaşkanı François Hollande’ın hiç tutulmayan PS hükümetinde bakan olduğu sırada, İş Kanunu’nu “reforme eden” yasanın uygulanmasına yardım eder ve işçi haklarının altını oyarken, olağanüstü hali desteklediğini ve milyarlarca avroluk sosyal kesinti uyguladığını belirtti. Macron, Fransa’yı otoriter bir yönetime dönüştüren PS politikalarında kilit bir rol oynamıştı.

Paris’teki toplantıdan bir kesit

Lantier, iki adayın da işçi sınıfı için ölümcül bir tehdit oluşturduğunu ve ileriye giden tek yolun devrimci yol olduğunu ifade etti. İsyancı Fransa’nın (UF) adayı Jean-Luc Mélenchon, işçi sınıfına bir tuzak kuruyor. UF seçmenleri, 10 Fransız seçmenden 7’sinin yaptığı gibi, Macron’a karşı çıkıyor. Mélenchon, kendisinin gözden düşmesini engellemek için Macron’u açıkça desteklemeyi reddederken, yalnızca etkisiz bir boş oy atılması ya da Macron’a oy verilmesi perspektifi sunuyor. O şimdi, Macron’un başbakanlığını onaylayacağını söylüyor; dolayısıyla onun savaş politikasını üstü örtülü olarak onaylıyor.

PES toplantısı, DEUK’un Pierre Lambert’in Enternasyonalist Komünist Örgüt’ü (OCI) ile yollarını ayırdığı 1971’den beri DEUK’un bir Fransa şubesinin düzenlediği ilk açık toplantıydı. Lantier, OCI’nin, Stalinist Fransa Komünist Partisi (PCF) ve o dönemde yeni kurulmuş olan Sosyalist Parti (PS) ile bir Sol Birlik kurma ulusalcı perspektifi temelinde Troçkizm ile bağını koparmış olduğunu belirtti. OCI, PS’nin Fransız kapitalist sınıfının başlıca “sol” hükümet partisi olarak inşasında kritik bir rol oynamıştı.

Cumhurbaşkanı François Hollande’ın kemer sıkma, savaş ve polis devleti egemenliği sicili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda elenmesi nedeniyle saygınlığını yitirmiş olan PS, 46 yıl sonra, ölümcül bir kriz içinde. Lantier, aktif boykot çağrısının ve işçi sınıfı içinde devrimci mücadelelere hazırlığın, Fransa’da ve uluslararası ölçekte sol politikanın titiz bir siyasi değerlendirmesini ve DEUK’un Troçkizm uğruna ilkeli ve uzlaşmaz mücadelesine dönmeyi gerektirdiğini vurguladı. O, toplantıda bulunanları PES’i desteklemeye ve partiye katılmaya çağırdı.

Macron’un, tüm cumhurbaşkanları adayları arasında, Berlin ile işbirliği içinde Avrupa Birliği’nin (AB) askerileştirilmesini en ateşli biçimde savunan kişi olduğunu açıklayan Stern ise, DEUK’un Macron’a destek verilmesine karşı çıkışını vurguladı. O, Avrupa’nın ve özellikle Almanya’nın Macron tarafından desteklenen yeniden askerileşme gündeminin, Alman emperyalizminin 20. yüzyıldaki tarihini yeniden yazan ve Nazilerin ve bizzat Hitler’in suçlarını bile önemsiz gibi gösteren Alman akademik çevrelerinden unsurları içerdiğini belirtti.

Sunumları, dinleyicilerden gelen çeşitli sorular ve PES üyelerinin katkıları ile birlikte, canlı bir tartışma izledi.

Bir dinleyici, Le Pen’in zaferinin artık bir olasılık olduğu göz önünde bulundurulduğunda, seçimlerin boykot edilmesi çağrısının uygun olup olmadığını sordu. FN’nin, 1972’deki kuruluşundan bu yana yükselişini değerlendiren Lantier, boykotun yalnızca doğru bir politika olmakla kalmayıp, bir Macron cumhurbaşkanlığının doğuracağı tehlikeler göz önünde bulundurulduğunda, FN’nin yükselişini durdurabilecek tek politika olduğunu açıkladı. FN, yalnızca, PCF ve OCI gibi PS müttefikleri bu partiye soldan muhalefeti engelledikleri için, demagojik bir şekilde muhalefet partisi kılığına girebilmesi sayesinde destek elde etmişti.

Bir başka dinleyici, aktif boykotun ne anlama geldiğini ve basitçe oy vermemek mi olduğunu sordu. Konuşmacılar, PES’in ve DEUK’un, her iki adaya karşı en geniş protestoları ve grevleri teşvik ettiğini açıkladılar. Onların ve siyasi müttefiklerinin gerici doğasını teşhir etmek ve işçileri, 7 Mayıs’taki ikinci turda hangi aday kazanırsa kazansın ona karşı devrimci mücadeleye hazırlamak üzere mücadele etmek gerekiyordu. Konuşmacılar, bu toplantının ve PES’in işçi sınıfının devrimci öncüsü olarak inşasının, aktif boykot kampanyasının son derece önemli unsurları olduğunu eklediler.

Konuşmacılar, ABD’ye karşı bir Fransa-Almanya emperyalist ittifakı olasılığına ilişkin bir soru üzerine, NATO içindeki emperyalistler arası şiddetli anlaşmazlıklara dikkat çektiler. Bununla birlikte, işçi sınıfının karşı karşıya olduğu görev bir savaşı kışkırtabilecek belirli, istikrarsız diplomatik işbirliklerini öngörmek değil, savaş patlamadan önce onu durdurmak üzere müdahale etmekti. Konuşmacılar, Troçki’nin, devrimci öncünün görevi “savaş haritasını değil, sınıf mücadelesi haritasını izlemektir” sözlerini aktardılar.

PES’in önde gelen üyelerinden V. Gnana, DEUK’un Tamilli işçiler arasında kadro yetiştirmedeki ve PES’in inşasındaki rolü üzerine konuştu. DEUK, LSSP’nin büyük ihanetine, Pabloculuğa teslim olmasına ve sonunda, 1964’te, Sri Lanka’daki işçileri Sinhala ve Tamil olarak bölen burjuva hükümete girmesine karşı mücadele etmişti. O, DEUK’un, aynı zamanda, şimdi bir Fransa şubesi kurmasına ve göçmen işçilerin Fransa’da kendilerini temsil eden bir partiye girmesine olanak sağlayan onlarca yıllık bir mücadele yürüttüğünü söyledi.

Birçok dinleyici, toplantının sona ermesinin ardından siyasi durumu, Marksizmi ve Troçkist hareketi tartışmak için salonda kaldı. PES’in kuruluş açıklamasının ve 2017 seçimleri bildirgesinin çok sayıda kopyası satıldı. Kayda değer bir bağış toplandı ve birçok dinleyici PES ile siyasi bağlantı halinde kalma ya da partiye katılma kararı aldı.